<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Haber, gündem, köşe yazıları için bizi takip edin!</title>
                      <link>https://www.habergalerisi.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.habergalerisi.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Türkiye ve Dünyadan son dakika haberleri, medya sponsorluğu, marmara haberleri, trakya haberleri, köşe yazıları, güncel, teknoloji, siyaset, haber, gündem.
</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Wed, 24 Jun 2026 12:44:53 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Haber, gündem, köşe yazıları için bizi takip edin! - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Haber, gündem, köşe yazıları için bizi takip edin!</copyright><item><title><![CDATA[Trabzonlu taekwondocu Aybike Futtu Kazakistan’da altın madalya kazandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-trabzonlu-taekwondocu-aybike-futtu-kazakistanda-altin-madalya-kazandi-140544.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-trabzonlu-taekwondocu-aybike-futtu-kazakistanda-altin-madalya-kazandi-140544.html</link>
                    <description><![CDATA[]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Trabzon Büyükşehir Belediyespor Kulübü sporcusu Aybike Futtu, Kazakistan'da düzenlenen Altaic Open Turnuvası'nda 59 kiloda altın madalyanın sahibi oldu.TRABZON (İGFA) - Trabzon Büyükşehir Belediyespor Kulübü sporcuları, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda elde ettikleri başarılarla gurur kaynağı olmaya devam ediyor.

Milli taekwondocu Aybike Futtu, Kazakistan'da gerçekleştirilen Altaic Open Turnuvası'nda 59 kilo kategorisinde rakiplerini geride bırakarak şampiyonluğa ulaştı ve altın madalya kazandı.

BÜYÜKŞEHİR'DEN TEBRİK

Trabzon Büyükşehir Belediyesi'nden yapılan açıklamada, sporun her branşının desteklenmeye devam edileceği vurgulanarak, "Milli taekwondocumuz Aybike Futtu, Kazakistan'da elde ettiği şampiyonlukla bizleri gururlandırmıştır. Sporcumuzu ve bu başarıda emeği bulunan antrenörlerimizi yürekten tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz" denildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/-haberleri"></category><dc:creator><![CDATA[Trabzonlu taekwondocu Aybike Futtu Kazakistan’da altın madalya kazandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:06:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145051_1657d5109363a65b8ea9817c6f03cfae.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145051_1657d5109363a65b8ea9817c6f03cfae.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145051_1657d5109363a65b8ea9817c6f03cfae.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Haziran 2026]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-hizmet-perakende-ticaret-ve-insaat-guven-endeksleri-haziran-2026-140552.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-hizmet-perakende-ticaret-ve-insaat-guven-endeksleri-haziran-2026-140552.html</link>
                    <description><![CDATA[Güven endeksi hizmet sektöründe %1,4 arttı, perakende ticaret sektöründe %0,3 arttı, inşaat sektöründe %1,1 arttı
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksi Haziran ayında bir önceki aya göre; hizmet sektöründe %1,4 oranında artarak 110,5 değerini, perakende ticaret sektöründe %0,3 oranında artarak 112,8 değerini ve inşaat sektöründe %1,1 oranında artarak 83,0 değerini aldı.

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksleri, Haziran 2026

Mevsim etkilerinden arındırılmış güven endeksleri ve değişim oranları, Haziran 2026
&nbsp;

&nbsp; Endeks Bir önceki aya göre değişim oranı (%) Mayıs Haziran Mayıs Haziran Hizmet sektörü güven endeksi 109,0 110,5 -0,6 1,4 Son 3 aylık dönemde iş durumu 108,5 109,8 0,2 1,1 Son 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep 106,7 109,6 -1,6 2,7 Gelecek 3 aylık dönemde hizmetlere olan talep beklentisi 111,8 112,2 -0,6 0,3 Perakende ticaret sektörü güven endeksi 112,5 112,8 0,8 0,3 Son 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar 121,2 121,6 1,7 0,4 Mevcut mal stok seviyesi(1) 90,3 92,8 -2,5 2,7 Gelecek 3 aylık dönemde iş hacmi-satışlar beklentisi 125,9 123,9 2,5 -1,6 İnşaat sektörü güven endeksi 82,1 83,0 -1,7 1,1 Alınan kayıtlı siparişlerin mevcut düzeyi 80,6 79,0 -0,3 -2,0 Gelecek 3 aylık dönemde toplam çalışan sayısı beklentisi 83,6 86,9 -3,1 4,0

(1) Mevcut mal stok seviyesi endeksinin artışı stok azalışını, azalışı ise stok artışını göstermektedir.

&nbsp;

&nbsp;


Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/ekonomi-haberleri">Ekonomi</category><dc:creator><![CDATA[Hizmet, Perakende Ticaret ve İnşaat Güven Endeksleri, Haziran 2026 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 06:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145149_8542c5e9e4d1b5557ce027b15c6c382d.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145149_8542c5e9e4d1b5557ce027b15c6c382d.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145149_8542c5e9e4d1b5557ce027b15c6c382d.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“Kavuklu ve Pişekâr Ormanda" Minik İzleyicilerle Buluştu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-kavuklu-ve-pisekar-ormanda-minik-izleyicilerle-bulustu-140558.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-kavuklu-ve-pisekar-ormanda-minik-izleyicilerle-bulustu-140558.html</link>
                    <description><![CDATA[Keçiören Belediyesi Kent Tiyatrosu, geleneksel Türk tiyatrosunun sevilen karakterleri Kavuklu ve Pişekar’ı minik tiyatroseverlerle buluşturdu. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Necip Fazıl Kısakürek Tiyatro Salonu’nda sahnelenen müzikli çocuk oyunu “Kavuklu ve Pişekar Ormanda”, eğlenceli ve öğretici hikâyesiyle izleyicilere keyifli anlar yaşattı.

Minik izleyiciler ilgiyle takip etti

Oyun, doğada vakit geçirmek amacıyla ormana giden Kavuklu ve Pişekar’ın, burada yaşayan hayvan dostlarıyla yaşadıkları macerayı konu aldı. Çevre kirliliği ve doğaya verilen zararların ormanın doğal dengesini bozması sonucu tavşan, karga, sincap ve arı gibi canlıların yaşadığı zorluklar sahneye taşındı. Kavuklu’nun komik yanlış anlamaları karşısında Pişekar’ın çözüm odaklı yaklaşımı eşliğinde ilerleyen hikâyede, kahramanların doğayı korumanın önemini keşfetmesiyle çevre bilinci ve doğa sevgisi mesajları veren oyun, minik izleyiciler tarafından ilgiyle takip edildi.

Eğlenceli ve öğretici bir deneyim

Eğlenceli diyaloglar, şarkılar, mizah ve geleneksel orta oyunu öğeleriyle zenginleşen tek perdelik oyun "Kavuklu ile Pişekâr Ormanda", çocuklara eğlence dolu bir macera sunarken; doğaya karşı sorumluluklarını hatırlatan önemli mesajlar verdi. Belediyenin hizmetlerinden memnun kalan aileler, Keçiören Belediye Başkanı Dr. Mesut Özarslan ve ekibine teşekkür etti.

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/sanat-haberleri">Sanat</category><dc:creator><![CDATA[“Kavuklu ve Pişekâr Ormanda" Minik İzleyicilerle Buluştu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 05:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145246_c5241b10286cd902d27004d8bb6e7459.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145246_c5241b10286cd902d27004d8bb6e7459.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145246_c5241b10286cd902d27004d8bb6e7459.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Turizmde yeni trend]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-turizmde-yeni-trend-140547.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-turizmde-yeni-trend-140547.html</link>
                    <description><![CDATA[Gezginler artık otel değil, deneyim satın alıyor]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dünya genelinde hızla büyüyen "Deneyim Ekonomisi", turizm sektörünün dengelerini değiştiriyor. Yeni nesil turistler destinasyondan çok yaşayacakları hikâyelere, otelden çok unutulmaz anılara odaklanıyor.

Mesut IŞIK / İSTANBUL (İGFA) - Turizm sektörü, yıllardır destinasyon, konaklama ve ulaşım ekseninde büyümesini sürdürürken, değişen tüketici beklentileri sektörün yönünü yeniden şekillendiriyor.

Uzmanlara göre artık seyahat edenler yalnızca bir yere gitmek değil, hatırlayacakları, anlatacakları ve paylaşacakları deneyimler yaşamak istiyor.

Dünya genelinde yükselen "Deneyim Ekonomisi" yaklaşımı, turizm sektöründe de etkisini giderek artırıyor. Sektör araştırmaları, seyahat deneyimlerinin küresel ölçekte 1 trilyon doların üzerinde bir ekonomik hacme ulaştığını ortaya koyarken, destinasyon seçimlerinde konaklama imkânlarından çok sunulan deneyimlerin belirleyici hale geldiğini gösteriyor.

Araştırmalara göre günümüz gezginleri yerel kültürü yakından tanımayı, hikâyesi olan aktiviteleri, kişiselleştirilmiş programları ve sosyal medyada paylaşabilecekleri özgün deneyimleri tercih ediyor. Özellikle genç kuşak turistler için "Nerede kaldım?" sorusunun yerini "Ne yaşadım?" sorusu alıyor.

Bu değişimle birlikte kültür turları, gastronomi rotaları, vahşi yaşam deneyimleri, festival ve etkinlik turizmi, wellness programları ile tematik eğlence merkezlerine yönelik ilgi hızla artıyor. Turizm alanında yapılan araştırmalar da deneyim odaklı pazarlama ile seyahat talebi arasında güçlü bir bağ bulunduğunu ortaya koyuyor. Ziyaretçilerin karar süreçlerinde duygusal, duyusal ve düşünsel deneyimlerin önemli rol oynadığı belirtiliyor.

Uzmanlar, günümüz turizminde başarının artık yalnızca ziyaretçi sayısıyla ölçülmediğine dikkat çekiyor. Bir destinasyonun başarısında tekrar ziyaret edenlerin sayısı, deneyimlerini paylaşan ziyaretçilerin oranı ve tavsiye edilme düzeyi ön plana çıkıyor. Sektör temsilcilerine göre geleceğin turizmi, destinasyonların değil, anıların ve hikâyelerin turizmi olacak.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/haberler-haberleri">Haberler</category><dc:creator><![CDATA[Turizmde yeni trend - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 00:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145120_28d02dd2fb50606c9480a8827ccfba06.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145120_28d02dd2fb50606c9480a8827ccfba06.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145120_28d02dd2fb50606c9480a8827ccfba06.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Araçlarda dijital dönem başlıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-araclarda-dijital-donem-basliyor-140546.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-araclarda-dijital-donem-basliyor-140546.html</link>
                    <description><![CDATA[Uygunluk belgeleri artık elektronik ortamda verilecek]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın Resmi Gazete'de yayımlanan yeni düzenlemesiyle motorlu araçların uygunluk belgeleri elektronik ortama taşınıyor. Ayrıca yazılım güncelleme şartlarını karşılamayan araçlar için getirilen yasak tarihine ilişkin düzenleme de netleştirildi.

ANKARA (İGFA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, motorlu araçlar ve römorkların tip onayına ilişkin yönetmelikte önemli değişikliklere gitti.

Bugünkü Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, araçların uygunluk belgelerinin elektronik ortamda düzenlenmesi ve paylaşılmasına yönelik yeni bir sistem hayata geçirildi.

Yeni uygulama kapsamında imalatçılar, uygunluk belgelerini Araç Sicil ve Tescil Sistemi üzerinden Türkiye Noterler Birliği’ne elektronik ortamda iletecek. Veri alışverişi elektronik imza altyapısıyla güvence altına alınırken, belge formatları XML tabanlı standartlara uygun olarak hazırlanacak. Ayrıca tüm veri aktarımında güvenli web bağlantıları ve standartlaştırılmış araç bilgi formatları kullanılacak.

Yönetmelikte yapılan bir diğer değişiklikle, yazılım güncellemesi şartlarını karşılamayan tam araçlar için uygulanacak yasaklara ilişkin geçiş süreci de yeniden düzenlendi. Buna göre 7 Temmuz 2026 tarihinden itibaren, yazılım güncelleme gerekliliklerini karşılamayan M ve N kategorisindeki araçların tescili, piyasaya arzı ve hizmete alınması; O kategorisindeki araçların ise imal edilmesi yasak olacak.

Düzenleme yayımlandığı tarihte yürürlüğe girerken, uygulamayı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütecek.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Araçlarda dijital dönem başlıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 23:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145107_db40179a4ad522bbc9142aa7c09e18da.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145107_db40179a4ad522bbc9142aa7c09e18da.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145107_db40179a4ad522bbc9142aa7c09e18da.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Horlama kaderiniz değil, bir hastalıktır!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-horlama-kaderiniz-degil-bir-hastaliktir-140557.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-horlama-kaderiniz-degil-bir-hastaliktir-140557.html</link>
                    <description><![CDATA[Bornova  Belediyesi ve Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen "Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar" panelinde, uzmanlar uykuda nefes kesilmesinin ve horlamanın hayati riskler taşıyan ciddi birer hastalık olduğunu vurguladı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yoğun ilgi gören etkinlikte, uzmanlar katılımcıların merak ettiği soruları da yanıtladı.

Bornova Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü organizasyonunda, Özel Ento Cerrahi Tıp Merkezi işbirliğiyle düzenlenen "Horlama ve Uyku Apnesinde Güncel Yaklaşımlar" paneli, Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirildi.

"Horlama boşanmalara bile sebep olabilen sosyal bir problem"

Panelde konuşan KBB Uzmanı Op. Dr. Ümit Filiz, gün içinde kendilerine başvuran hastaların büyük bir çoğunluğunun horlama şikayeti olduğunu belirterek, bu durumun normalleştirilmemesi gereken bir hastalık olduğunu vurguladı. Horlamanın 40’lı yaşlara kadar erkeklerde daha çok görüldüğünü, menopoz sonrasında ise bu oranın kadın ve erkekler için eşitlendiğini ifade eden Dr. Filiz, bu sorunun sadece horlayanı değil, yanındaki kişiyi de ilgilendirdiğini söyledi. Horlayan kişilerin sosyal hayatta dışlanabildiğini, hatta bu durumun boşanmalara bile sebep olduğunu belirten Filiz, uykuda nefes kesilmesi olarak tanımlanan uyku apnesinin 10 saniyeden fazla sürmesi halinde çok tehlikeli olduğunu hatırlattı. Dr. Ümit Filiz, tüm bu sorunların aile hayatını derinden etkileyen sosyal bir problem olduğunu ancak tedavisinin mümkün olduğunu söyleyerek, kimsenin bu hastalıkla yaşamak zorunda olmadığını ve rüyaların bile ancak derin uykularda görülebileceğini sözlerine ekledi.

"Dünyada 1.5milyar insan bu hastalıkla mücadele ediyor"

Türk Uyku Tıbbı Derneği (TUTD) Başkanı Prof. Dr. Zeynep Zeren Uçar, tıpkı pandemide olduğu gibi günümüzde de uyku apnesi ile ilgili ciddi bir salgınla karşı karşıya olunduğunu ifade etti. Uykunun basit bir eylem olmadığını, kaliteli uyku sayesinde insan vücudunun ve beyninin kendini sıfırlayıp yenilediğini belirten Prof. Dr. Uçar, bu yüzden horlamanın kesinlikle hafife alınmaması gerektiğine dikkat çekti. Dünyada bu hastalığı yaşayan yaklaşık 1.5 milyar insan olduğunu ve özellikle obez bireylerin büyük risk altında bulunduğunu vurgulayan Uçar, uyku apnesi olan kişilerin kilo vermede de büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Kaliteli uykunun çocukların gelişimi için bile kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Uçar; anatomik yatkınlıklar, temel risk faktörleri ve tanı yöntemlerinin yanı sıra kalp, tansiyon ve felçli hastalarda uyku apnesi sendromunun çok daha sık görüldüğünü vurguladı.

“Sağlıklı dişler ve ağız yapısı çok önemli”

Protez Uzmanı Diş Hekimi Dr. Bilkay Karaman ise horlama ve uyku apnesinin ağız ve diş sağlığı ile doğrudan ilişkisini gözler önüne serdi. Uykuyu "ölmek ile yaşamak arasında olduğumuz bir yer" olarak tanımlayan Dr. Karaman, hastalığa yönelik teşhisin aslında ilk olarak diş hekimi koltuğunda da başlayabileceğini belirtti. Küçük dilin sarkması ile birlikte horlamanın başladığını ve zamanla uyku apnesine dönüştüğünü ifade eden Karaman, ağızda eksik diş bırakılmaması ve diş tedavilerinin ihmal edilmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulundu. Çok sayıda diş eksikliği yaşayan kişilerde dilin genişlediğini, yanakların çöktüğünü ve bu durumun hava yolunu kapatarak nefes almayı zorlaştırdığını söyleyen Dr. Bilkay Karaman, bu yüzden eksik dişlerin mutlaka tamamlanması gerektiğini aktardı. Uyku apnesinin çocuklarda da görülebileceğini, kaliteli uyuyamayan bir çocuğun gün içinde dikkat dağınıklığı yaşayarak düşme ve çarpma gibi kazalar geçirebileceğini belirten Karaman, tedavide kullanılan modern ağız içi spreyleri, kişiye özel horlama protezleri ve dijital horlama takip uygulamaları hakkında da detaylı bilgiler verdi.

Bornovalıların yoğun ilgi gösterdiği panel, uzmanların katılımcılardan gelen soruları tek tek yanıtlaması ile son buldu.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Horlama kaderiniz değil, bir hastalıktır! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 21:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145245_385b563e198c4415cc1db86acbd3325b.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145245_385b563e198c4415cc1db86acbd3325b.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145245_385b563e198c4415cc1db86acbd3325b.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Su verimliliğinde dijital dönem]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-su-verimliliginde-dijital-donem-140545.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-su-verimliliginde-dijital-donem-140545.html</link>
                    <description><![CDATA[Her damla dijital kayıt altında]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Su Verimliliği Bilgi Sistemi'nin (SVBS) devreye alındığını duyurdu. Bakan Yumaklı, sistem sayesinde suyun her damlasının dijital olarak kayıt altına alınacağını belirterek, projeye öncülük eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a teşekkür etti.

ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Su Verimliliği Bilgi Sistemi'nin (SVBS) hayata geçirildiğini açıkladı. Bakan Yumaklı, sistemin su kaynaklarının daha etkin yönetilmesine katkı sağlayacağını belirterek, suyun her damlasının artık dijital ortamda kayıt altına alınacağını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın Su Verimliliği Seferberliği'ne ilişkin paylaşımını alıntılayan Bakan Yumaklı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların yeni bir aşamaya geçtiğini vurguladı. Bakan Yumaklı paylaşımında, “Suyun her damlası artık dijital kayıt altında. Risklere hazırlıklı ve krizlere dayanıklı bir Türkiye için Su Verimliliği Bilgi Sistemi’ni hayata geçirdik” ifadelerini kullandı. Bakan Yumaklı, açıklamasında ayrıca Su Verimliliği Seferberliği'ne himayeleriyle öncülük eden ve sürece destek veren Emine Erdoğan'a teşekkür ederek, su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti.

Su Verimliliği Seferberliği'nin, su kaynaklarının korunması amacıyla başlatılan önemli bir dönüşüm hareketi olduğunu belirten Emine Erdoğan ise paylaşımında, Su Verimliliği Bilgi Sistemi ve Belgelendirme Süreci'nin suyun korunmasına yönelik çalışmaları daha da güçlendireceğine inandığını ifade ederek, uygulamanın sürdürülebilir bir geleceğin inşasına katkı sunmasını temenni etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Su verimliliğinde dijital dönem - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 21:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145058_c476e5cf9e6ef8f5b0f059d5c3c8e9de.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145058_c476e5cf9e6ef8f5b0f059d5c3c8e9de.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145058_c476e5cf9e6ef8f5b0f059d5c3c8e9de.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kanser Tedavisinde Yeni Çağ: Kemoterapinin Sonu mu Geliyor?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-kanser-tedavisinde-yeni-cag-kemoterapinin-sonu-mu-geliyor-140548.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-kanser-tedavisinde-yeni-cag-kemoterapinin-sonu-mu-geliyor-140548.html</link>
                    <description><![CDATA[Kanser tedavisi son yıllarda tıbbın en hızlı gelişen alanlarından biri. Uzun yıllar boyunca kanser tedavisinin temelini oluşturan kemoterapi, günümüzde yerini giderek daha hedefe yönelik ve kişiselleştirilmiş tedavilere bırakıyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kemoterapinin tamamen ortadan kalkacağını söylemek için henüz erken olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ahmet Ünsal “Kemoterapi hala birçok kanser türünde önemli bir tedavi seçeneği ama tek silahımız değil. Son yıllarda geliştirilen yeni tedaviler sayesinde birçok hastada daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor ve bazı durumlarda kemoterapiye olan ihtiyaç azalabiliyor. İmmünoterapi, akıllı ilaçlar ve yeni nesil hedefe yönelik tedaviler sayesinde kanserle mücadelede çok daha güçlü bir döneme girilmiş durumdayız" dedi.

İmmünoterapi kanser tedavisinde yeni bir dönem başlattı

Kanser tedavisindeki en önemli yeniliklerin başında immünoterapinin geldiğini söyleyen Dr. Ahmet Ünsal "İmmünoterapi, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini tanıyıp yok etmesini sağlayan bir tedavi yöntemidir. İmmünoterapinin özellikle akciğer kanseri, cilt kanseri ve böbrek kanseri gibi bazı tümörlerde sağ kalımı belirgin şekilde uzattığı gösterildi. Bu sayede bazı hastalarda yıllarca süren kalıcı yanıtların elde edilmesi artık mümkün hale geldi" diye konuştu.

"Akıllı ilaçlar" tedaviyi kişiselleştiriyor

“Akıllı ilaçlar" olarak bilinen hedefe yönelik tedavilerin de kanser tedavisinde önemli bir gelişme olduğunu söyleyen Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Ünsal bu ilaçların kanser hücresindeki belirli genetik bozuklukları hedef aldığını belirterek "Kanser hücresindeki belirli genetik bozukluklar hedef alınarak normal hücrelere daha az zarar veriliyor. Böylece hem etkinlik artıyor hem de yan etkiler azalabiliyor. Günümüzde birçok akciğer, meme ve kolon kanseri hastasında tedavi kararı artık tümörün genetik özelliklerine göre veriliyor" dedi.

Yeni nesil tedaviler umut vadediyor

Kanser tedavisindeki en heyecan verici gelişmelerden birinin de antikor-ilaç konjugatları olduğunu vurgulayan Dr. Ünsal, "Bu tedaviler, kanser hücresini tanıyan bir antikor ile güçlü bir kemoterapi ilacını bir araya getirir. Böylece ilaç doğrudan tümör hücresine taşınır ve sağlıklı dokular daha az etkilenir. Son yıllarda özellikle meme, akciğer ve mide kanserlerinde oldukça başarılı sonuçlar elde edilmiştir" ifadelerini kullandı.

Gelecekte kanser tedavisinde ne tür gelişmeler olacak?

Kanser tedavisinde geleceğe yönelik çalışmaların hız kesmeden devam ettiğini belirten Dr. Ünsal, yapay zeka destekli tanı sistemleri, sıvı biyopsi adı verilen kan testleri, kişiye özel kanser aşıları ve yeni nesil hücresel tedaviler üzerinde yoğun araştırmalar yürütüldüğünü söyledi. Bu gelişmeler sayesinde her hastanın tümörünün biyolojik özelliklerine göre tamamen kişiselleştirilmiş tedavi planlarının rutin hale geleceğinin öngörüldüğünü belirten Dr. Ünsal, kanser tedavisinin giderek daha hedefe yönelik ve hasta odaklı bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

Amaç sadece yaşam süresini uzatmak değil

Kemoterapinin tamamen ortadan kalkacağını söylemek için henüz erken olduğunu vurgulayan Dr. Ünsal "Artık kanser tedavisinde yalnızca kemoterapiden söz etmiyoruz. İmmünoterapi, akıllı ilaçlar ve yeni nesil hedefe yönelik tedaviler sayesinde kanserle mücadelede çok daha güçlü bir döneme girildi. Gelecekte amaç sadece yaşam süresini uzatmak değil, aynı zamanda hastaların yaşam kalitesini de koruyarak kanseri kontrol altına almak olacak" dedi.

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Kanser Tedavisinde Yeni Çağ: Kemoterapinin Sonu mu Geliyor? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 18:35:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145138_ff5d23ccaafe8d0c119d93292ee062ec.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145138_ff5d23ccaafe8d0c119d93292ee062ec.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145138_ff5d23ccaafe8d0c119d93292ee062ec.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[YKS bitti, şimdi geleceği planlama zamanı!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-yks-bitti-simdi-gelecegi-planlama-zamani-140554.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-yks-bitti-simdi-gelecegi-planlama-zamani-140554.html</link>
                    <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, 20-21 Haziran 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın (YKS) ardından adayların nasıl bir yol izlemesi gerektiğine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İlk günlerde sonuçları değil, kendinizi düşünün

Sınavın ardından öğrencilerin hemen soru analizlerine ve puan hesaplamalarına yönelmesinin psikolojik açıdan yorucu olabileceğini ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi:

“YKS maratonu sona erdi. Aylarca süren yoğun çalışma temposu, stres ve fedakarlıklar artık yerini meraklı bir bekleyişe bırakıyor. Ancak unutulmamalıdır ki; sınavın bitişi, kariyer yolculuğunun sadece bir evresinin kapanmasıdır. İşte bu süreçte sağlıklı bir zihin yapısıyla atılması gereken adımların başında zihinsel detoks geliyor. Sınav stresi ve yorgunluğu üzerinizde. İlk günlerde sonuçları tartışmak, soruları analiz etmek yerine bedeninizi ve zihninizi dinlendirmeye odaklanın. Sosyal aktivitelere vakit ayırın. Enerjinizi topladıktan sonra, sınav sürecinde yaptığınız hataları ve başarılarınızı objektif bir şekilde gözden geçirin. Bu, sadece sınav sonucuna dair değil, çalışma alışkanlıklarınıza dair bir ‘öz farkındalık’ çalışmasıdır.”

Tercihler yalnızca puana göre yapılmamalı

Tercih dönemine ilişkin de uyarılarda bulunan Akoğlan, “Sonuçlar açıklanmadan önce ilgi alanlarınızı, yeteneklerinizi ve hayalinizdeki meslek gruplarını listeleyin. Sadece puana göre değil, kendi değerleriniz ve hedeflerinizle örtüşen bölümleri araştırın. Üniversitelerin web sitelerini, akademik kadrolarını ve tercih kılavuzlarını incelemeye başlayın. Mümkünse ilgili bölümlerde okuyan öğrencilerle veya mezunlarla iletişime geçerek sahadan bilgi alın, tercih günleri için üniversiteleri yerinde görerek imkanları hakkında detaylı bilgiler alın.” diye konuştu.

Bu dönemi yeni beceriler kazanmak için değerlendirin

YKS sonrasında öğrencilerin kendilerini geliştirmeye devam etmelerinin önemine dikkat çeken Akoğlan, “Üniversiteye başlamadan önceki bu boşluğu, dijital yetkinliklerinizi artıracak kurslarla doldurmak sizi yaşıtlarınızın önüne geçirecektir, yabancı dil hazırlıklı programlar seçecek adaylar bu süreçte dillerini geliştirmek için ayırabilirler.” ifadesinde bulundu.

Mezuna kalmak kayıp yıl değil, stratejik hazırlık sürecidir

Hedeflediği sonucu elde edemeyeceğini düşünen öğrencilerin acele karar vermemesi gerektiğini belirten Özgür Akoğlan, “Eğer aday hedefine ulaşamadığına kesin gözüyle bakıyorsa, mezuna kalma veya alternatif kariyer yollarına yönelme ihtimalleri, duygusal bir tepkiyle değil, tamamen rasyonel verilerle masaya yatırılmalıdır. Mezuna kalmak bir kayıp yıl değil, stratejik bir hazırlık süreci olarak yeniden tanımlanmalıdır. Bu süreçte en kritik nokta, ailenin ve çevrenin beklentilerinden ziyade, adayın kendi potansiyeline ve hayallerine odaklanmasıdır. Unutulmamalıdır ki, başarılı kariyerler sadece ilk denemede gelen sonuçlarla değil, karşılaşılan engellere karşı geliştirilen dirençli ve stratejik planlarla inşa edilir.” şeklinde konuştu.

OBP güncellemesi uyarısı

Özgür Akoğlan, adaylara 23-30 Haziran tarihleri arasında yapılacak Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) güncelleme işlemlerini takip etmeleri gerektiğini de hatırlattı.

Çocuklarınızı tek bir sınav sonucuyla değerlendirmeyin

Velilere de önemli mesajlar veren Akoğlan, sınav sonuçlarının öğrencilerin değerini belirleyen tek ölçüt olmadığını ifade ederek, şu çağrıda bulundu:

“Sınav sonuçları ne olursa olsun, çocuklarınızın bireysel potansiyelinin ve geleceğinin tek bir testle ölçülemeyeceğini hatırlatmanızı rica ediyoruz. Bu yeni dönemde onların yanında yer alarak, sağlıklı bir kariyer planı yapmaları için ihtiyaç duydukları huzurlu aile ortamını sürdürmeniz, onların öz güvenleri ve gelecekteki başarıları için en büyük destek olacaktır.”

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[YKS bitti, şimdi geleceği planlama zamanı! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 14:50:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145207_421362c1fae72b2a3ba5f0243e33d555.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145207_421362c1fae72b2a3ba5f0243e33d555.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145207_421362c1fae72b2a3ba5f0243e33d555.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Bursa İnegöllü sporcu Dünya Kupası’nda Türkiye için yarıştı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-bursa-inegollu-sporcu-dunya-kupasinda-turkiye-icin-yaristi-140531.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-bursa-inegollu-sporcu-dunya-kupasinda-turkiye-icin-yaristi-140531.html</link>
                    <description><![CDATA[Bursa'da İnegöl Belediyespor sporcusu Emre Doğan, spor tırmanışın en prestijli organizasyonlarından biri olan Avusturya Innsbruck Boulder Dünya Kupası’nda Türkiye Milli Takımı adına mücadele etti. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dünya çapında yüzlerce sporcunun katıldığı organizasyonda, Emre Doğan ülkemizi temsil eden 4 milli sporcudan biri oldu.

BURSA (İGFA) - İnegöl Belediyespor’un başarılı sporcusu Emre Doğan, spor tırmanışın dünya arenasındaki en önemli organizasyonlarından biri olan Avusturya’nın Innsbruck kentinde düzenlenen Dünya Kupası etabında Türkiye’yi temsil etti. 17-21 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen organizasyon, uluslararası spor tırmanış takviminin en prestijli yarışmaları arasında yer aldı.

Dünya Tırmanış Serisi kapsamında düzenlenen Innsbruck etabında Boulder ve Lead branşlarında dünyanın en başarılı sporcuları bir araya geldi.

Yarışmalara 46 ülkeden 300’ü aşkın sporcu katılırken, organizasyon spor tırmanış dünyasının en önemli buluşmalarından biri olarak dikkat çekti.

Türkiye Milli Takımı da organizasyonda 2 kadın ve 2 erkek sporcu olmak üzere toplam 4 sporcu ile yer aldı.

Erkek milli sporculardan biri olan İnegöl Belediyespor sporcusu Emre Doğan, ay-yıldızlı forma ile ülkemizi uluslararası arenada temsil etmenin gururunu yaşadı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/news-haberleri">News</category><dc:creator><![CDATA[Bursa İnegöllü sporcu Dünya Kupası’nda Türkiye için yarıştı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121134_e36f3838760f0d3557c4632d5a900bb1.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121134_e36f3838760f0d3557c4632d5a900bb1.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121134_e36f3838760f0d3557c4632d5a900bb1.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türk bilim insanı dünyada ilk 10'da]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-turk-bilim-insani-dunyada-ilk-10da-140530.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-turk-bilim-insani-dunyada-ilk-10da-140530.html</link>
                    <description><![CDATA[ScholarGPS sıralamasında radyocerrahi alanında dünyada 8'inci sırada yer alan Prof. Dr. Selçuk Peker, elde edilen başarının Türkiye'nin bilimsel üretim gücünü ortaya koyduğunu söyledi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Peker, Türkiye'nin küresel bir radyocerrahi merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu vurguladı.

İSTANBUL (İGFA) - ScholarGPS tarafından yayımlanan uluslararası sıralamada radyocerrahi alanında dünyanın en etkili bilim insanları arasında ilk 10'a giren Prof. Dr. Selçuk Peker, Türkiye adına önemli bir başarıya imza attı.

Dünyada 8'inci sırada yer alan Peker, bu sonucun yalnızca bireysel bir başarı değil, Türkiye'de yürütülen bilimsel çalışmaların uluslararası düzeyde karşılık bulduğunun da göstergesi olduğunu söyledi.

Türkiye'nin artık yalnızca sağlık hizmeti sunan değil, aynı zamanda bilim üreten ve uluslararası literatüre katkı sağlayan bir ülke konumuna geldiğini belirten Peker, "Radyocerrahi gibi ileri teknoloji ve yüksek uzmanlık gerektiren bir alanda dünyada 8'inci sırada yer almak büyük bir onur. Bu başarı, güçlü klinik altyapının, bilimsel sürekliliğin ve ekip çalışmasının sonucudur" dedi. Genç hekimlere de seslenen Prof. Dr. Peker, dünya bilimine katkı sunmak için mutlaka yurt dışındaki büyük merkezlerde bulunmanın şart olmadığını ifade ederek, "Doğru vizyon, disiplinli çalışma ve uluslararası iş birlikleriyle Türkiye'den de dünya çapında başarı elde edilebilir" diye konuştu.

TÜRKİYE RADYOCERRAHİDE ÇEKİM MERKEZİ OLUYOR

Türkiye'nin özellikle Gamma Knife ve stereotaktik radyocerrahi teknolojilerindeki deneyiminin uluslararası alanda dikkat çektiğini belirten Peker, son yıllarda yurt dışından hem tedavi hem de eğitim amacıyla gelen hasta ve hekim sayısında önemli artış yaşandığını söyledi.

Türkiye'nin radyocerrahi alanında bölgesel bir merkez haline geldiğini kaydeden Peker, "Hekimler yalnızca kullanılan teknolojiyi görmek için değil, hasta seçimi ve tedavi planlama süreçlerini öğrenmek için de ülkemize geliyor" dedi. Türkiye'nin küresel bir radyocerrahi merkezi olabilecek kapasiteye sahip olduğunu vurgulayan Peker, bunun yolunun bilimsel üretimi artırmaktan geçtiğini söyledi. Peker, "Bölgesel merkez olmak yalnızca hasta kabul etmek anlamına gelmez. Bilgi üretmek, eğitim vermek, uluslararası araştırmalar yürütmek ve genç hekimler için çekim merkezi olmak gerekir. Türkiye bunu başarabilecek potansiyele sahiptir" değerlendirmesinde bulundu.

YAPAY ZEKÂ TEDAVİ SÜREÇLERİNİ DÖNÜŞTÜRECEK

Beyin cerrahisinin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Prof. Dr. Peker, yapay zekâ destekli sistemlerin önümüzdeki dönemde tedavi planlamasında daha etkin rol üstleneceğini belirtti.

Yakın gelecekte yalnızca görüntüleme sonuçlarına göre karar verilmeyeceğini ifade eden Peker, "Hastanın genetik özellikleri, tümörün biyolojik yapısı ve yapay zekâ destekli risk analizleri tedavi süreçlerinde çok daha belirleyici olacak. Ancak teknolojideki tüm gelişmelere rağmen hekimlik sanatı her zaman merkezde kalmaya devam edecek" dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/news-haberleri">News</category><dc:creator><![CDATA[Türk bilim insanı dünyada ilk 10'da - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121131_7bbf415a6ff15dac7537b55417c4f692.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121131_7bbf415a6ff15dac7537b55417c4f692.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121131_7bbf415a6ff15dac7537b55417c4f692.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Mevlüt Yemeği Nedir? Kalabalık Mevlütlerde Pilav Dağıtımı Nasıl Olur?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-mevlut-yemegi-nedir-kalabalik-mevlutlerde-pilav-dagitimi-nasil-olur-140529.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-mevlut-yemegi-nedir-kalabalik-mevlutlerde-pilav-dagitimi-nasil-olur-140529.html</link>
                    <description><![CDATA[Kalabalık organizasyonlarda pratik, doyurucu ve düzenli servis edilebilen yemekler tercih edilir.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Mevlüt yemeği, dini programlara katılan misafirlere yapılan toplu ikramdır. Bu nedenle mevlüt pilavı, hem ev mevlütlerinde hem de açık alan programlarında sık kullanılan bir ikramdır. Kalabalık mevlütlerde yemek dağıtımı önceden planlanmalıdır. Kaç kişiye servis yapılacağı, dağıtımın hangi saatte başlayacağı ve menüde hangi ürünlerin bulunacağı net olmalıdır. Hayır pilavı, bu tür organizasyonlarda sıcak, hızlı ve düzenli sunulabildiği için avantaj sağlar. Kalabalık Programlarda Mevlüt Pilavı Neden Tercih Edilir? Mevlüt pilavı kısa sürede çok kişiye servis edilebilir. Tavuklu pilav ve ayran ikilisi, hem doyurucu hem de taşınması kolay bir menüdür. Bu özellikleri nedeniyle cenaze mevlütleri, kandil programları ve adak yemekleri gibi kalabalık etkinliklerde tercih edilir. Mevlüt Pilavcısı Dağıtımı Nasıl Yönetir? Mevlüt pilavcısı, kişi sayısına göre porsiyon hazırlığı yapar, servis alanını düzenler ve dağıtımın hızlı ilerlemesini sağlar. Profesyonel ekip sayesinde misafirler uzun süre beklemeden yemeğini alır. Bu düzen, hayır sahibinin yükünü azaltır. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/news-haberleri">News</category><dc:creator><![CDATA[Mevlüt Yemeği Nedir? Kalabalık Mevlütlerde Pilav Dağıtımı Nasıl Olur? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:08:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/mevlut-yemegi-nedir-kalabalik-mevlutlerde-pilav-dagitimi-nasil-olur-120928-20260623.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/mevlut-yemegi-nedir-kalabalik-mevlutlerde-pilav-dagitimi-nasil-olur-120928-20260623.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/mevlut-yemegi-nedir-kalabalik-mevlutlerde-pilav-dagitimi-nasil-olur-120928-20260623.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İzBBŞT “Don Kişot" ile Ordu Festivali'nde sahne aldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-izbbst-don-kisot-ile-ordu-festivalinde-sahne-aldi-140543.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-izbbst-don-kisot-ile-ordu-festivalinde-sahne-aldi-140543.html</link>
                    <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT), 10’uncu Ordu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivali’ne “Don Kişot – Çağdaş Bir Masal” adlı oyunla katıldı. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde iki ayrı gösterimle sahnelenen oyun, çocuklar ve gençlerden yoğun ilgi gördü. İzBBŞT sanatçıları festival etkinliklerinde de yer alarak Ordu’da tiyatro coşkusunu paylaştı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları (İzBBŞT), “Don Kişot – Çağdaş Bir Masal” adlı oyunuyla Ordu’da düzenlenen 10. Ordu Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatro Festivali’nde sahne aldı. 13 yıl aranın ardından yeniden düzenlenen festival, Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından tiyatro topluluklarını bir araya getirdi. Festivalin ilk gününde gerçekleştirilen kortej yürüyüşüne de katılan İzBBŞT sanatçıları, Ordu sokaklarında festival coşkusunu paylaşarak açılış etkinliğinde yer aldı.

İki ayrı gösterimde seyirciyle buluştu

Festival programı kapsamında sahnelenen “Don Kişot - Çağdaş Bir Masal”, Ordu Kültür Sanat Merkezi’nde iki ayrı gösterimle seyirci karşısına çıktı. Salonları dolduran çocuklar, gençler ve aileler Don Kişot ve sadık dostu Sanço’nun maceralarına ortak oldu. Hareketli sahneleri, renkli kostümleri ve müzikleriyle dikkat çeken oyun seyirciden büyük ilgi gördü.

İzBBŞT adına anı duvarına plaket çakıldı

Festival kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerden biri olan Anı Duvarı Töreni’nde, oyunun yönetmeni Ahmet Ayaz Yılmaz tarafından İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları adına festival anı plaketi çakıldı. “Don Kişot–Çağdaş Bir Masal”ın gösterimlerinin ardından düzenlenen törende ise oyunun yönetmeni Ahmet Ayaz Yılmaz’a festival katılımı anısına şilt takdim edildi. Şilt, Ankara Devlet Tiyatrosu sanatçısı Yaprak Onat tarafından sunuldu.

Oyunun yaratıcı ekibi ve kadro

Dekor tasarımını Anıl Işık’ın, kostüm tasarımını Deniz Bilgili’nin, dramaturgisini Halil Ünsal’ın, müzik ve bestelerini Yavuz Cizgöz’ün, koreografisini Seranay Oğuz’un üstlendiği oyunun oyuncu kadrosunda Cengiz Eşiyok, Başak Akbay Barmanbek, Yiğit Aksütlü, Dine Altıok, Mehmet Onur Atbaş ve Ercan Erdil yer alıyor. Oyunda canlı bateri performansı ise Ahmet Duman tarafından gerçekleştiriliyor. Çocukları ve gençleri nitelikli tiyatro yapımlarıyla buluşturmaya devam eden İzBBŞT, yurt içindeki festival ve turne programlarıyla sanatın daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunmaya devam edecek.

&nbsp;

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/sanat-haberleri">Sanat</category><dc:creator><![CDATA[İzBBŞT “Don Kişot" ile Ordu Festivali'nde sahne aldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 06:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121253_15bf5d92796505ff6e3c1d5724240f08.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121253_15bf5d92796505ff6e3c1d5724240f08.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121253_15bf5d92796505ff6e3c1d5724240f08.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Hayır Lokması Nedir? Lokma Dökümü İçin Lokmacı Nasıl Seçilir?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-hayir-lokmasi-nedir-lokma-dokumu-icin-lokmaci-nasil-secilir-140528.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-hayir-lokmasi-nedir-lokma-dokumu-icin-lokmaci-nasil-secilir-140528.html</link>
                    <description><![CDATA[Hayır lokması, toplumda paylaşma, iyilik yapma ve dua alma amacıyla dağıtılan geleneksel bir tatlı ikramıdır.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Mayalı hamurun kızgın yağda pişirilip şerbetle tatlandırılmasıyla hazırlanır.&nbsp;Sıcak olarak sunulan lokma, özellikle manevi anlam taşıyan günlerde ve özel hayır organizasyonlarında tercih edilir. Lokma dökümü, hayır sahibinin niyetini insanlarla paylaşmasını sağlayan eski bir gelenektir. Kimi zaman vefat eden bir yakının ruhuna dua edilmesi için, kimi zaman adak veya şükür amacıyla yapılır. Kandillerde, cuma günlerinde, mevlitlerde, açılışlarda, düğünlerde ve sünnetlerde lokma dağıtımı yapılması bu yüzden yaygındır. Bu geleneğin doğru şekilde yerine getirilmesi için lokmanın taze, sıcak ve düzenli dağıtılması gerekir. Bu noktada lokmacı seçimi önem kazanır. Deneyimli bir lokmacı, hem hazırlık sürecini hem de dağıtım aşamasını planlı şekilde yürütür. Lokma Dökümü Hangi Amaçlarla Yapılır? Lokma dökümü en çok hayır yapmak ve dua almak amacıyla gerçekleştirilir. Hayır sahibi, belirli bir niyetle insanlara lokma ikram eder. Bu niyet bir yakının anılması, bir adağın yerine getirilmesi, hastalıktan şifa bulunması, yeni bir başlangıç yapılması veya yaşanan güzel bir gelişme için şükredilmesi olabilir. Dağıtılan lokma, sadece ikram edilen bir tatlı olarak görülmez. Lokmayı alan kişiler genellikle hayır sahibine dua eder. Bu nedenle lokma dökümü, toplumda manevi bağ kuran ve paylaşma duygusunu güçlendiren bir uygulamadır. Lokmacı Seçerken Nelere Dikkat Edilmelidir? Lokmacı seçerken öncelikle firmanın tecrübeli, temiz ve düzenli çalışmasına dikkat edilmelidir. Kullanılan malzemelerin kaliteli olması, lokmaların dağıtım alanında taze hazırlanması ve sıcak servis edilmesi önemlidir. Ayrıca lokmacının belirlenen saatte adreste olması, kişi sayısına uygun hazırlık yapması ve dağıtımı aksatmadan tamamlaması gerekir. Profesyonel bir lokmacı, hayır sahibinden tarih, saat, adres ve kişi sayısı bilgilerini alarak organizasyonu planlar. Mobil lokma aracı veya uygun ekipmanlarla alana gelir, lokmaları yerinde pişirir ve halka ikram eder. Bu sayede lokma döktürme hizmeti hem pratik hem de düzenli şekilde tamamlanır. Lokma.org olarak İstanbul genelinde lokma döküyoruz. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/news-haberleri">News</category><dc:creator><![CDATA[Hayır Lokması Nedir? Lokma Dökümü İçin Lokmacı Nasıl Seçilir? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 06:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/hayir-lokmasi-nedir-lokma-dokumu-icin-lokmaci-nasil-secilir-115619-20260623.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/hayir-lokmasi-nedir-lokma-dokumu-icin-lokmaci-nasil-secilir-115619-20260623.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/hayir-lokmasi-nedir-lokma-dokumu-icin-lokmaci-nasil-secilir-115619-20260623.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Meteoroloji’den sağanak ve toz taşınımı uyarısı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-meteorolojiden-saganak-ve-toz-tasinimi-uyarisi-140533.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-meteorolojiden-saganak-ve-toz-tasinimi-uyarisi-140533.html</link>
                    <description><![CDATA[Meteoroloji Genel Müdürlüğü, iç ve doğu bölgelerde sağanak yağış, Güneydoğu Anadolu’da ise kuvvetli rüzgar ve toz taşınımı beklendiğini duyurdu.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ BURSA (İGFA) - Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 23 Haziran Salı gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı.

Yapılan son tahminlerine göre, ülkemizin iç ve doğu kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Akdeniz (Mersin dışında), Doğu Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu'nun kuzey ve batısı, Niğde, Kayseri, Sivas, Adıyaman, Gaziantep ve Kilis çevreleri ile Van'ın kuzey ve doğu kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

Hava sıcaklıklarında önemli bir değişiklik olmayacağı, genellikle mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Rüzgar genellikle kuzey, yurdun güneydoğu kesimlerinde güney ve güneybatı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Doğu Anadolu’nun güneybatısı ile Güneydoğu Anadolu’nun batısında kuzey ve kuzeybatı, Güneydoğu Anadolu’nun doğusu ile Doğu Anadolu’nun güneydoğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor.

KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI

Rüzgarın, Güneydoğu Anadolu’nun batısında kuzey ve kuzeybatı, doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve kısa süreli fırtına (40-70 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

TOZ TAŞINIMI UYARISI

Güneydoğu Anadolu’da toz taşınımı beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Meteoroloji’den sağanak ve toz taşınımı uyarısı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 23:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121149_e9ad7bcd8fbe3f6b56526f9b91f98502.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121149_e9ad7bcd8fbe3f6b56526f9b91f98502.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121149_e9ad7bcd8fbe3f6b56526f9b91f98502.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Araç muayenesinde kart komisyonu tarih oluyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-arac-muayenesinde-kart-komisyonu-tarih-oluyor-140532.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-arac-muayenesinde-kart-komisyonu-tarih-oluyor-140532.html</link>
                    <description><![CDATA[20 yıl süreyle araç muayene hizmetlerini 15 Ağustos 2027’den itibaren devralmaya hazırlanan TURKA, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yapılan görüşmelerde sağlanan mutabakat doğrultusunda kredi ve banka kartlarıyla yapılacak ödemelere herhangi bir komisyon uygulanmayacağını açıkladı.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İSTANBUL (İGFA) - Türkiye'de araç muayene hizmetlerinde yeni bir dönemin hazırlıkları sürerken, hizmeti 15 Ağustos 2027 itibarıyla yürütecek olan TURKA'dan araç sahiplerini yakından ilgilendiren bir açıklama geldi. Şirket, kredi kartı ve banka kartıyla yapılan araç muayene ödemelerinde komisyon alınmayacağını duyurdu.

TURKA İcra Kurulu Üyesi Serhan Salman, araç sahiplerinden gelen geri bildirimlerin yeni hizmet modelinin şekillendirilmesinde önemli rol oynadığını belirterek, özellikle kartlı ödemelerde uygulanan komisyonun vatandaşların en fazla şikâyet ettiği konular arasında yer aldığını söyledi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile yürütülen görüşmeler sonucunda mutabakata varıldığını ifade eden Salman, "15 Ağustos 2027'den itibaren hizmet sunacağımız dönemde kredi kartı ve banka kartı ile yapılacak ödemelerde herhangi bir komisyon uygulanmayacak" dedi.

81 İLDE 249 İSTASYON KURULACAK

Türkiye genelinde araç muayene altyapısına yönelik yoğun yatırım programı yürüttüklerini belirten Salman, amaçlarının yalnızca yeni istasyonlar açmak değil, ülkenin her noktasında aynı standartta hizmet veren, dijital altyapıyla desteklenen ve erişilebilir bir sistem oluşturmak olduğunu vurguladı. Bu kapsamda 81 ilde toplam 249 yeni nesil araç muayene istasyonunun hizmet vereceğini açıklayan Salman, şartnamede yer alan 75 mobil istasyonun üzerine çıkarak ilk etapta 100 mobil istasyonu devreye almayı hedeflediklerini söyledi. Mobil istasyon sayısının ilerleyen dönemde 250'ye çıkarılması planlanıyor.

TURKA'nın araç muayene süreçlerini dijital teknolojilerle yeniden tasarlamayı hedeflediğini belirten Serhan Salman, yapay zekâ destekli görüntü işleme sistemleri, çok noktalı kamera altyapıları ve lazer tarayıcı teknolojilerinin kullanılacağı örnek bir istasyonun İstanbul'da faaliyete geçirileceğini açıkladı. Türkiye'de trafikte 34 milyondan fazla aracın bulunduğunu hatırlatan Salman, tekrar muayenelerle birlikte yılda yaklaşık 16 milyon araç muayenesi gerçekleştirildiğini belirterek, hedeflerinin yüksek kapasiteli, hızlı ve kullanıcı dostu bir muayene sistemi kurmak olduğunu ifade etti.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Araç muayenesinde kart komisyonu tarih oluyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 22:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121135_9dcce42ef5b13bc0196a6a444d432d55.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121135_9dcce42ef5b13bc0196a6a444d432d55.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121135_9dcce42ef5b13bc0196a6a444d432d55.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Prof. Dr. Hülya Ensari: “Bağımlılık bir irade sorunu değil, biyopsikososyal bir hastalıktır"]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-prof-dr-hulya-ensari-bagimlilik-bir-irade-sorunu-degil-biyopsikososyal-bir-hastaliktir-140549.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-prof-dr-hulya-ensari-bagimlilik-bir-irade-sorunu-degil-biyopsikososyal-bir-hastaliktir-140549.html</link>
                    <description><![CDATA[Madde bağımlılığı günümüzde yalnızca bireyin değil; ailenin, toplumun ve gelecek nesillerin ruhsal, sosyal ve fiziksel sağlığını tehdit eden önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, madde bağımlılığının yalnızca bireyi değil; aileyi, toplumu ve gelecek nesilleri etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti. Bağımlılığın irade eksikliği değil; biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin rol oynadığı tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu vurgulayan Ensari, erken farkındalık ve güçlü aile ilişkilerinin bağımlılıkla mücadelede kritik öneme sahip olduğunu söyledi.

Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hülya Ensari, 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı değerlendirmede, bağımlılığın yalnızca bir alışkanlık değil, kişinin dürtü denetimini, benlik işlevlerini, ilişkilerini ve toplumsal uyumunu bozan psikiyatrik bir hastalık süreci olduğunu belirtti.

Bağımlılık biyopsikososyal bir hastalıktır

Modern psikiyatri yaklaşımına göre bağımlılığın biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlerin birlikte rol aldığı “biyopsikososyal” bir hastalık olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hülya Ensari, bağımlılığın yalnızca davranışsal değil, nörobiyolojik değişimlerle seyreden bir beyin hastalığı olduğuna dikkat çekti.

Bağımlılıkta özellikle mezolimbik dopamin sisteminin etkilendiğini belirten Ensari, tekrar eden kullanımın nöroadaptasyona ve kompulsif davranış örüntüsüne yol açtığını söyledi. Bağımlılık davranışında yalnızca kimyasal etkinin değil; kişinin ruhsal çatışmalarının, dürtü denetim sorunlarının, eksiklik duygularının ve çevresel etkenlerin de önemli rol oynayabildiğini vurguladı.

Madde bağımlılığında tanı kriterleri nelerdir?

Madde bağımlılığının, kişinin kullandığı maddenin zararlarını bilmesine rağmen kullanımı sürdürmesi, madde arayışının yaşamının merkezine yerleşmesi ve zamanla kullanım üzerinde kontrol kaybı gelişmesi durumu olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, tanı kriterlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Bağımlılık yapıcı bir maddenin planlanandan daha fazla ya da daha uzun süre kullanılması, maddeyi bırakma veya azaltma girişimlerinin başarısız olması, madde temini ve kullanımına aşırı zaman ayrılması, madde kullanımına karşı şiddetli istek (craving) duyulması, kullanım bırakıldığında huzursuzluk, sıkıntı, uykusuzluk ve sinirlilik gibi yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması, giderek kullanılan madde miktarının artması, iş, okul ve aile sorumluluklarında aksamaların yaşanması ve sosyal sorunlara rağmen kullanımın sürdürülmesi bağımlılığın önemli göstergeleri arasında yer almaktadır.”

Madde bağımlılığında risk faktörlerine dikkat!

Sağlık Bakanlığı Uyuşturucu ile Mücadele Ulusal Eylem Planı’nda da belirtildiği üzere bağımlılığın çok faktörlü bir süreç olduğunu ifade eden Prof. Dr. Hülya Ensari, bağımlılık gelişiminde erken yaşta madde ile karşılaşmanın, parçalanmış veya yoğun çatışmalı aile ortamlarının, aile içi iletişim eksikliğinin, çocukluk çağı travmaları ve ihmalin önemli rol oynadığını belirtti. Düşük benlik saygısının yanı sıra dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, depresyon ve davranım bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların da riski artırdığını ifade eden Ensari, riskli arkadaş çevresi, akademik başarısızlık, okuldan uzaklaşma, sosyal medya ve dijital ortamda madde kullanımını özendirici içeriklere maruz kalma, işsizlik, sosyal yalnızlık ve umutsuzluk duygularının bağımlılığın ortaya çıkmasında etkili olabildiğini söyledi.

Ergenlik dönemi bağımlılık açısından kritik önemde

Prof. Dr. Ensari, özellikle ergenlik döneminin kimlik gelişiminin sürdüğü ve dürtü kontrol mekanizmalarının tam olgunlaşmadığı bir dönem olması nedeniyle bağımlılık açısından kritik risk taşıdığını belirtti.

Madde bağımlılığının belirtileri iyi gözlemlenmeli

Madde kullanan bireylerde görülebilecek belirtilerin kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, ailelerin özellikle ani arkadaş çevresi ve davranış değişikliklerine, eve geç gelme ve gizlilik davranışında artışa, yalan söyleme eğilimine, ders başarısında veya iş performansında düşüşe, içine kapanma ya da saldırgan davranışlara ve sorumluluklardan kaçınma gibi değişimlere dikkat etmesi gerektiğini söyledi.

Fiziksel belirtiler arasında gözlerde kızarıklık veya donukluk, uyku düzeninde değişiklikler, iştahın azalması ya da artması, kilo kaybı, kişisel bakımda bozulma ile konuşma ve denge sorunlarının görülebileceğini ifade eden Ensari, ruhsal belirtiler açısından ise duygu durum dalgalanmaları, sinirlilik, ani öfke patlamaları, kaygı ve huzursuzluk, motivasyon kaybı, dikkat ve hafıza sorunları ile çökkünlük ve sosyal geri çekilmenin önemli işaretler arasında yer aldığını belirtti.

Ailelerin en önemli görevi, güven ilişkisini sürdürebilmektir

Ailelerin burada en önemli görevinin yalnızca kontrol etmek değil, çocuğun ruhsal dünyasını anlayabilmek ve güven ilişkisini sürdürebilmek olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, aşırı cezalandırıcı, suçlayıcı veya dışlayıcı tutumların yardım arama davranışını azaltabildiğine dikkat çekti.

Sınırları net biçimde belirlenmiş aile ortamı oluşturulmalı

Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca sağlık kurumlarının değil; ailelerin, okulların, yerel yönetimlerin, medyanın ve tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hülya Ensari, ailelerin çocuklarıyla sağlıklı ve etkili iletişim kurmasının, onların duygusal ihtiyaçlarını fark etmesinin ve kendilerini ifade edebilecekleri ancak sınırları da net biçimde belirlenmiş bir aile ortamı oluşturmasının önemine dikkat çekti. Ensari ayrıca ailelerin çocuklarının arkadaş çevresi ve dijital yaşamıyla yakından ilgilenmesi, sorun fark edildiğinde ise gecikmeden profesyonel destek alması gerektiğini ifade etti.

Bağımlılık ahlaki bir zayıflık olarak değerlendirilmemeli

Toplumsal düzeyde ise gençlerin sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere erişiminin artırılmasının, okullarda bilimsel temelli bağımlılık eğitimlerinin yaygınlaştırılmasının ve madde kullanımını özendirici içeriklerle etkin şekilde mücadele edilmesinin önem taşıdığını belirten Ensari, bağımlılığın ahlaki bir zayıflık olarak değil; tedavi edilebilir bir hastalık olarak görülmesi ve ruh sağlığı hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Erken farkındalık ve bilimsel tedavi büyük önem taşıyor

Bağımlılıkla mücadelede koruyucu ruh sağlığı hizmetleri, erken müdahale, rehabilitasyon ve toplumsal farkındalık çalışmalarının temel öneme sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Hülya Ensari, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bağımlılık; bireyin iradesizliği değil, biyolojik, psikolojik ve sosyal yönleri olan karmaşık bir hastalıktır. Erken farkındalık, güçlü aile ilişkileri, sağlıklı sosyal çevre ve bilimsel tedavi yaklaşımları bağımlılıkla mücadelede en etkili araçlardır. 26 Haziran vesilesiyle özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi bağımlılıktan korumanın yalnızca ailelerin değil, tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Prof. Dr. Hülya Ensari: “Bağımlılık bir irade sorunu değil, biyopsikososyal bir hastalıktır" - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:55:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145139_7c0f9e96bf667932678336ff7650a83a.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145139_7c0f9e96bf667932678336ff7650a83a.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/24062026145139_7c0f9e96bf667932678336ff7650a83a.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Günlük yaşamda görülen değişiklikler bağımlılığın en büyük işareti!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-gunluk-yasamda-gorulen-degisiklikler-bagimliligin-en-buyuk-isareti-140537.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-gunluk-yasamda-gorulen-degisiklikler-bagimliligin-en-buyuk-isareti-140537.html</link>
                    <description><![CDATA[Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Alptekin Çetin, bağımlılıkla mücadelede tedavinin mümkün olduğu bilincinin yanı sıra, ailelerin sağlıklı iletişim ve doğru gözlemle süreci erken fark edip destek olmasının önemini hakkında açıklamalarda bulundu.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bağımlılıkla mücadelede ilk adım, tedavinin mümkün olduğuna inanmak!&nbsp;

Bağımlılıkla mücadele eden kişiler için dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar olduğunu aktaran Dr. Öğr. Üyesi Alptekin&nbsp;Çetin, “Her şeyden önce bağımlılığın zorlayıcı bir hastalık olduğu kabul edilmeli.” dedi.

Bu sürecin zaman zaman kişiye çözümsüz ve aşılması imkânsız gibi görünebileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi&nbsp;Çetin, “Ancak en önemli nokta, bağımlılığın tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu bilmektir. Kişi tedavinin mümkün olduğunu fark ettiğinde yardım arayışına girebilir ve uygun tedavi sürecine dahil olarak bağımlılıkla daha etkili şekilde mücadele edebilir.” şeklinde konuştu.

İstek duymak tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez!&nbsp;

Bağımlılık tedavisi sırasında kişinin zaman zaman çaresizlik hissedebileceğine işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Alptekin&nbsp;Çetin, “Böyle dönemlerde yaşadığı duyguları yakınlarıyla ve tedavi ekibiyle paylaşması büyük önem taşır.” dedi.

Hangi zorluklarla karşılaştığını ve neden böyle hissettiğini ifade edebilmesinin, sürecin daha sağlıklı ilerlemesine katkı sağlayacağına değinen Dr. Öğr. Üyesi&nbsp;Çetin, şunları söyledi:

“Tedavi devam ederken madde ya da alkol kullanımına yönelik isteklerin ortaya çıkması da mümkündür. Ancak bu durum her şeyin kötüye gittiği anlamına gelmez. İstekle baş etmek ve bu süreçte yaşanan zorlukları hem tıbbi tedavi hem de psikoterapi desteğiyle yönetmek mümkündür. Bu nedenle kişinin umudunu kaybetmemesi gerekir.”

Bağımlılıkla mücadelede en güçlü araç sağlıklı iletişim!&nbsp;

Bağımlılıkla mücadelede ailelerin de dikkat etmesi gereken önemli noktalar bulunduğuna vurgu yapan Dr. Öğr. Üyesi Alptekin&nbsp;Çetin, “Bunların başında sağlıklı iletişim gelir.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi&nbsp;Çetin Bağımlılık riski taşıyan ya da tedavi süreci devam eden çocuk, eş ya da ebeveynle açık ve güvene dayalı iletişim kurabilmenin, sorunların erken fark edilmesini sağlayabileceğini ifade etti.

Bağımlılıkta en önemli ipuçları çoğu zaman günlük yaşamın içinde gizli!&nbsp;

Bir diğer önemli konunun ise gözlem olduğunun altını çizen Dr. Öğr. Üyesi&nbsp;Çetin, “Burada kastedilen, kişiyi sürekli takip etmek ya da dedektiflik yapmak değil; onun yaşamındaki değişimleri fark edebilmektir.” dedi.

Dr. Öğr. Üyesi Alptekin&nbsp;Çetin sözlerini şöyle tamamladı:

“Günlük yaşamında neler yaşadığı, ruh halinin nasıl olduğu, riskli davranışlar gösterip göstermediği ve sosyal hayatında belirgin değişiklikler olup olmadığı gözlemlenmeli. Ayrıca fizyolojik değişiklikler de dikkate alınmalı. Uyku düzenindeki bozulmalar, beslenme alışkanlıklarındaki değişiklikler ve son haftalar ya da aylar içinde ortaya çıkan açıklanamayan kilo kaybı veya kilo artışı, üzerinde durulması gereken önemli belirtiler arasında yer alır.”

&nbsp;

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/saglik-haberleri">Sağlık</category><dc:creator><![CDATA[Günlük yaşamda görülen değişiklikler bağımlılığın en büyük işareti! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 18:45:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121219_9f657a86362d6cfc0c9c8371856b90dd.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121219_9f657a86362d6cfc0c9c8371856b90dd.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121219_9f657a86362d6cfc0c9c8371856b90dd.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Mopak, Didem Molay Sevin ile İkinci Yüzyılına Yeni Nesil Liderlik Vizyonuyla Hazırlanıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-mopak-didem-molay-sevin-ile-ikinci-yuzyilina-yeni-nesil-liderlik-vizyonuyla-hazirlaniyor-140538.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-mopak-didem-molay-sevin-ile-ikinci-yuzyilina-yeni-nesil-liderlik-vizyonuyla-hazirlaniyor-140538.html</link>
                    <description><![CDATA[Mopak, yeni dönemde kurumsallaşma, yetenek yönetimi, uluslararası büyüme, sürdürülebilir dönüşüm ve çalışan deneyimi alanlarına odaklanacak. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Didem Molay Sevin’in uluslararası şirketlerde edindiği deneyimle katkı vereceği bu süreçte, şirketin öncelikleri arasında genç yetenekleri bünyeye kazandırmak ve Mopak’ın uluslararası büyümesini hızlandırmak da yer alıyor.

1983 yılında İzmir’de doğan Didem Molay Sevin, Syracuse Üniversitesi’nde Pazarlama ve Finans alanlarında çift anadal eğitimi aldı. Kariyerine 2007 yılında Ülker’de başlayan Sevin, ardından Unilever ve Diageo gibi dünyanın önde gelen şirketlerinde çeşitli liderlik pozisyonlarında görev yaptı. Marka yönetimi, satış, inovasyon, ticari strateji ve dijital dönüşüm alanlarında sorumluluklar üstlenen Molay Sevin, son olarak Unilever’de Orta Doğu ve Afrika Bölgesi’nden sorumlu Pazarlama ve Satış Direktörü olarak görev yaptı.

Kariyeri boyunca benimsediği ve “Vuja De” olarak tanımladığı bakış açısının çalışmalarına yön verdiğini belirten Molay Sevin, bu yaklaşımı herkesin alışılmış şekilde baktığı konulara farklı bir perspektiften yaklaşmak ve yeni fırsatlar yaratmak olarak tanımlıyor.

Mopak’ın İkinci Yüzyıl Hedefleri

Türkiye’de nesiller boyunca öğrencilerin hayatında yer etmiş markalardan biri olan Mopak, toplumsal hafızadaki yerini korurken yeni nesillerle bağını güçlendirmeyi de amaçlıyor. Mopak, yaklaşık bir asırlık geçmişinden aldığı güçle ikinci yüzyılına kurumsallaşma, uluslararası büyüme ve yeni nesil liderlik vizyonuyla hazırlanıyor.

Mopak’ın sahip olduğu stratejik avantajlardan biri, Orta Doğu’dan Çin’e uzanan geniş coğrafyada sigara kağıdı üreten tek fabrika olması. Şirket, bu konumunu önümüzdeki dönemde daha görünür hale getirerek yeni pazarlarda büyümeyi, ihracat gücünü artırmayı ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir oyuncu olmayı hedefliyor.

Mopak Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ali Molay, Didem Molay Sevin’in şirkete katılmasını nesiller arası bilgi ve deneyim aktarımının önemli bir adımı olarak değerlendirdi:

“Mopak, 1926’dan bu yana güven, üretim gücü ve kurum kültürüyle büyüyen bir şirket. Bugün hedefimiz, bu mirası koruyarak şirketimizi ikinci yüzyılına daha güçlü bir yapıyla taşımak. Didem’in uluslararası deneyimi, marka, satış, inovasyon ve dijital dönüşüm alanlarındaki birikimi Mopak’ın yeni dönem hedefleri için çok kıymetli. Bu süreci, nesiller arası bir bilgi ve deneyim aktarımı olarak görüyoruz.”

Dördüncü nesil temsilci olarak Mopak’a dönen Didem Molay Sevin, şirketin köklü mirasını yeni bakış açısıyla geleceğe taşımayı hedeflediklerini belirtti:

“Mopak’ın bugün sahip olduğu itibar, güven ve kurum kültürü önceki nesillerin emeğinin sonucu. Babam Mehmet Ali Molay’ın yıllar içinde oluşturduğu birikime ve liderliğine büyük saygı duyuyorum. Benim sorumluluğum, bu mirası koruyarak Mopak’ı ikinci yüzyılına hazırlamak. Önümüzdeki dönemde kurumsallaşma, yetenek yönetimi, uluslararası büyüme ve çalışan deneyimi en önemli odak alanlarımız olacak.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/haberler-haberleri">Haberler</category><dc:creator><![CDATA[Mopak, Didem Molay Sevin ile İkinci Yüzyılına Yeni Nesil Liderlik Vizyonuyla Hazırlanıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 14:55:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121226_1bad7803ad4124218b799574e194b9c5.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121226_1bad7803ad4124218b799574e194b9c5.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121226_1bad7803ad4124218b799574e194b9c5.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye kruvaziyer turizminde yükselişini sürdürüyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.habergalerisi.com/haber-turkiye-kruvaziyer-turizminde-yukselisini-surduruyor-140536.html</guid>
                    <link>https://www.habergalerisi.com/haber-turkiye-kruvaziyer-turizminde-yukselisini-surduruyor-140536.html</link>
                    <description><![CDATA[Yolcu sayısı 455 bini aştı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye limanlarında kruvaziyer turizminde son 14 yılın en yüksek mayıs ayı verilerine ulaşıldığını açıkladı. Yılın ilk 5 ayında 324 kruvaziyer gemisiyle 455 bin 580 yolcuya hizmet verildi.

ANKARA (İGFA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin kruvaziyer turizmindeki gelişimine ilişkin verileri paylaştı.

Bakan Uraloğlu, limanlarda ağırlanan kruvaziyer gemi sayısının 169’a, yolcu sayısının ise 257 bin 897’ye yükseldiğini belirterek, Mayıs ayı verilerinin son 14 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını ifade etti.

Türkiye’nin deniz turizminde bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir merkez haline geldiğini vurgulayan Bakan Uraloğlu, limanlara gösterilen yoğun ilginin ülkenin kruvaziyer rotalarındaki konumunu güçlendirdiğini kaydetti.

Bakan Uraloğlu, yılın ilk 5 ayında toplam 324 kruvaziyer gemisi ve 455 bin 580 yolcuya ulaşıldığını belirterek, Türkiye’nin küresel kruvaziyer turizmindeki payını artırmaya devam ettiğini bildirdi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.habergalerisi.com/yasam-haberleri">Yaşam</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye kruvaziyer turizminde yükselişini sürdürüyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 10:35:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121210_f33bfa213cf814cecee5b45f1a3ee12e.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121210_f33bfa213cf814cecee5b45f1a3ee12e.jpg"/>
                    <enclosure url="https://www.habergalerisi.com/images/haber/23062026121210_f33bfa213cf814cecee5b45f1a3ee12e.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>