3 Nisan 2026 Cuma

BİR KELİME = İKRAR




İkrar : (Arapça) 1. (isim, eskimiş) Saklamayıp doğruca söyleme, açıkça söyleme.

2. (isim, eskimiş) ► Bildirme.

3. (isim, eskimiş) Kabul etme.

"Sükût ikrardan gelir."

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

İkrardan dönmek : Verdiği sözden caymak.

İkrar etmek : 1. Açıkça söylemek.
              2. Kabul etmek.

İkrar vermek : Söz vermek.

"İkrar verdi cahil gönlüm inandı / Seherin yelleri esti gelmedi" - Karacaoğlan

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça ḳrr kökünden gelen iḳrār إقرار “evet deme, onaylama” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça ḳarra قَرَّ “durdu, yerleşti, karar kıldı” fiilinin ifˁāl vezninde IV. mastarıdır.

Bu kelimeyle ilintili olanlar : karar


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Codex Cumanicus, 1303]
confessio - Fa: atref - Tr: ykrar iḫrar berdi [ikrar verdi]







{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, internetten alıntıdır.




30 Mart 2026 Pazartesi

BİR KELİME = ŞAD




Şad : (sıfat, eskimiş, Farsça) Sevinçli, neşeli olan.

"Seni gördük, şad olduk."

* * * * *

Birleşik Fiil, Kalıp Söz olarak kullanımı :

Şad etmek : Neşelenmesini, sevinmesini sağlamak.

Şad olmak : Sevinmek, memnun ve mutlu olmak.

* * * * *

Kelime Kökeni :

Farsça ve Orta Farsça şād شاد “huzurlu, dingin, mutlu” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Farsça aynı anlama gelen şiyāta- sözcüğünden evrilmiştir. Eski Farsça sözcük Hintavrupa Anadili aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *kʷi̯ē-to-s biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadili yazılı örneği bulunmayan *kʷi̯eh₁- (*kʷi̯ē-) “dinmek, dinlenmek, istirahat etmek” kökünden türetilmiştir.

Benzer sözcükler : şadan, şaduman
Bu kelimeyle ilintili olanlar : aşiyan, dilşad, şadırvan


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
göŋlümüz şād eylemek





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, stockcake.com' dan alıntılanmıştır.




27 Mart 2026 Cuma

BİR KELİME = TEVAZU




Tevazu : (isim, Arapça) ► Alçak gönüllülük.

"Bilhassa tevazusu ile herkesin hürmet ve muhabbetini kazanmıştı." - Necip Fazıl Kısakürek

* * * * *

Kelime Kökeni :

Arapça wḍˁ kökünden gelen tawāḍuˁ تَوَاضُع “alçak gönüllülük” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça waḍaˁa وَضَعَ “koydu, indirdi” fiilinin tafāˁul vezninde VI. mastarıdır.

Bu kelimeyle ilişkili olanlar : mütevazı.


Tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler :

[Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, 1250 yılından önce]
muˁmīnlik nişānı tawāżu erür 
[müminliğin alameti alçak gönüllülüktür]





{ಠ,ಠ}
 |)__) 
-”-”-




not: görsel, championtutor.com' dan alıntıdır.